Olağanüstü Toplantı Duyurusu

Derneğimizin olağanüstü toplantısı 14.04.2024 günü saat 16.00’de yapılacaktır. Çoğunluk sağlanamazsa 2.... 

Avcılık tüm Türkiye’de Yasaklandı! 2023

Avcılık tüm Türkiye’de Yasaklandı! Tarım ve Orman Bakanlığı, Kara Avcılığı Kanunu 5 ve 12’nci maddesi kapsamında... 

2022-2023 Avlanma Pulları Kulübümüze gelmiştir

2022-2023 Av sezonu Ülkemize hayırlı uğurlu kazasız bir sezon olsun. 280 Pul + Aidat 1 TL + Vergi 497 TL Üyelerimiz... 

2022-2023 Mak Kararları

Bu konuda gelen yazıyı sizlerle paylaşmak istiyoruz. Tüm üyelerimizin dikkatine…  Devamı →

2021-2022 Av sezonu avlanma pullarımız gelmiştir.

Değerli dernek üyelerimiz 2021-2022 Av Sezonu 21 Ağustos 2021 Ctesi günü üveyik-bıldırcın ve yaban domuzu avı ile... 

15.330 views

Yivsiz Tüfeklerde Namlu

Kategori : Genel, Tüfek Bilgisi - Etiketler :, , , , , - Tarih : 04 Ekim 2011

Yivsiz Tüfeklerde Namlu

Yivsiz Tüfeklerde Namlu

Namlu, ateşli silahların mermi çekirdeğini veya saçmaları hedefe yöneltmeye yarayan en önemli parçalarından biridir. Pek çok yivsiz av tüfeğinde namlu içinin fiziksel yapısı basit olarak şöyle anlatılabilir:
Bir uçtan paralel başlayıp uzanan fişek yatağı, gitikçe daralarak namlu iç çapı kadar küçülür. Namlu içi, namlunun sonuna doğru daralarak son 10 cm içinde şok kısmını oluşturur.

Fişek yatağı, dolu fişeğin ateşlenmek amacı ile yerleştirildiği bir çeşit yuvadır. Dolayısıyla bu kısmın patlama neticesinde ortaya çıkan enerjiyi absorbe etmek için belirli bir et kalınlığına sahip olması gerekir. Avcıların bu konu ile ilgili olarak dikkat etmeleri gereken en önemli nokta, kullanılacak fişeğin namlu üstünde mm cinsinden yazılı olan uzunluğunun fişek yatağı boyuna uygun olması gerektiğidir. Av tüfeklerinde en yaygın yatak uzunlukları 65,70,76 milimetre olanıdır. Uygun olmayan bir seçimle örneğin; 65 milimetrelik bir yatağa 70 milimetrelik bir fişek yerleştirdiğinizde silah ateşlenecek olursa, kovanın ağzı yeteri tam olarak açılmayacak ve saçma ile tapanın burada sıkışmasına sebep olacaktır. Bu sıkışma namlunun yarılarak patlamasına, ve kullanıcısı ya da yakındaki kişilerin yaralanmasına kadar, istenilmeyen sonuçlara sebep olabilir. Fişek boyunun fişek yatağından kısa olması halinde ise güvenlik açısından hiçbir sorun oluşmaz. Ancak performans açısından bazı balistik sorunlar doğması kaçınılmazdır. Bilindiği gibi tapalar barut ile saçma arasında ayırıcı bir bölme görevi üstlenirler. Bundaki ana amaç barut gazının aradan kaçmasını engelleyerek güç kaybını ve barutun saçmalara yapacağı olumsuz etkiyi önlemektir. Fişeğin yataktan kısa olması halinde, açılan kovan ağzı namlu ağzından geride kalacak dolayısı ile tapa namlu içine girmeden önce çapı daha geniş bir boşluktan geçecektir. Tapanın bu boşluğu tam anlamı ile doldurmaması halinde ise barut gazının bir kısmı bura¬dan kaçacak ve saçmaların hızında bir azalma oluşacaktır.

Silahlarda fişek yataklarının iç çapı, fişeğin dış çapına eşit olarak yapılırken, namlunun iç çapı da fişeğin iç çapı ile aynı ölçüde olmalıdır. Çünkü; patlama esnasında açılan fişek doğrudan namlu ağzına açıldığı için bu eşitlik gerek-lilikden öte hemen hemen şarttır. Dolayısı ile fişek yatağı ile namlu iç kısmı arasında küçük bir çap farkı oluşur. Bu çap farkı tatlı bir meyille birbirine bağlanır. Ingilizcede “Forcing Cone” olarak ifade edilen bu bölümü Türkçeye sıkıştırma konisi olarak çevirmek mümkündür. Bu bölümün amacı, kovandan çıkan saçma¬ların namluya geçişini sağlamaktır ki ne kadar uzun ve düz olursa silahın tepme ve saçmaların deformasyona uğrama şansı o kadar az olur.

Saçmalar ne kadar yuvarlak ise, hedefteki yoğunlukları da o kadar fazla olacaktır. Ancak fişek yatağı ve namlu içini birbirine bağlayan bu kısmın uzunluğu, silahın çapma ve imalatçısına göre değişiklikler gösterir.
Konik olan bu bölümden sonra namlunun iç kısmı ağızda daralmaya başladığı (şokun başladığı noktaya kadar) düz gider. Sıradan bir 12 çaplı av tüfeğinin namlusu 0.730 Inch çapındadır. Buna karşılık arazi için veya sportif amaçlı yapılmış en ideal 12 çaplı namlu 0,735 ile 0,740 inç arasında değişir. Namlunun geniş olması, grupmanı olumlu yönde etkilerken tepmeyi de azalttığı eskiden beri bilinen bir gerçektir. Bu sebeple günümüzde pekçok üretici firma 12 çap için namlu iç çapını 0,740 inç’e çıkarmıştır.

Namlu çaplarının değişikliği gibi boylarının uzunlukları konusu da birbirinden farklılıklar gösterir. Pek çok avcı, namlu boyu uzadıkça menzilin de artacağını düşünür. Avcılar arasında yaygın olan bu kanının doğru olmadığı bilim¬sel olarak kanıtlanmıştır. Günümüzün modern dumansız barutları ile imal edilmiş dolular namlu ağzındaki maksimum hızlarına 50 cm ile 56 cm arasındaki uzunluklarda ulaşırlar. Bunun tersine eğer namlu çok uzun ise, sürtünmeden dolayı saçma veya mermi hızından kaybeder. 63 cm veya 66 cm namlunun aynı uzaklıktaki avı vurma şansı ne ise 81 cm namlununki de odur. Ancak kısa namlulu silahlan hedefe yöneltmek her zaman için daha hızlı ve kolay olmuştur.

Bazı namlular ağız kısımlarında şok ile son bulurken bazıları şoksuz olarak imal edilirler. Bunlar saçma yerine daha çok tek kurşun atmak için üretilmiş silindir (Slug) namlulardır. Bunlar tüfeğin marka ve tipine göre 50 cm – 60 cm arasında değişir. Avcıların yivsiz silahlarla da büyük av yapabilme isteklerinin sonucu “paradox” adı verilen çifteler doğmuştur. Gerçekte bu silahlar şoklu olan uç kısmında yiv açılmış namlulardan oluşuyordu. Afrika ve Asya’da yaygın olarak kullanılmış olan bu silahlar genellikle 8 ve 10 çaplarda imal edilmişlerdi. Daha sonralan 12 çapta da imal edilerek bir süre kullanımda kaldılar. Ne var ki uzun bir süre av silahlannda görülmeyen bu sistem son yıllarda bazı tüfeklerde tekrar kullanılmaya başlanmıştır.

Günümüz silahlannın pek çoğunda, namlu üzerinde, nişan almaya yarayan bir bant vardır. Bunlann bir kısmı hafif ve çabuk soğuyabilen metalden olup namlu boyunca veya iki namlu arasında boydan boya uzanır. Diğer bir bant türü ise, namluya ayaklar ile tutturulmuş ince bir metal şeritten oluşur. Bundaki amaç, ısınmadan doğan dalgalanmalann nişan hattını bozmasını havalandırma yolu ile engellemektir. Yivsiz av tüfeklerinde genel olarak tek arpacık bulunur. Bunlar görünüm kolaylığı sağlamak için çoğu zaman pirinçten yapılır. Kurşun atmak amacı ile yapılmış namlularda ise daha isabetli atış yapabilmek için yivli silahların nişan alma düzeneğinde bulunan gez, bu silahlann namlularına da ilave edilirken arpacık ta prinçten daha sert bir metalden yapılır.

Namlu içi temizliği, onun ömrünün süresini belirleyen en önemli faktörlerden biridir. Eski dönemlerde paslanma, barut ve kapsülün kimyasal artıkları sonucu namlu içinde karıncalanma tabir edilen oluşumlar meydana gelirdi. Daha sonralan namlu içinin krom kaplanması hem paslanmayı önleme hem de sertlik sağlamak açısından çokça uygulanan bir yöntem oldu. Ayrıca 1950’lerden sonra korozyon yapmayan özellikte kapsüller üretilmesine rağmen temizlik, hâlâ üzerinde titizlikle durulması gereken bir konudur.

Yorum Yaz
Ad Soyad :
E-mail :
Yorum :